26 Ocak 2008 Cumartesi

Zulüm dolanır

Halime bakıp da mücrimim sanma,
Karşında ayağım ,elim dolanır.
Ahraz da değilim,dilbazım amma,
Seni gördüğüm an dilim dolanır.

Biricik servetim resmin masamda,
Tek zevkim de sensin,tekmil tasam da,
Ben sana gelmeye uğraşmasam da,
Kördüğüm olası yolum dolaşır.

Hele bir derdim hepsinden yaman,
Aman sen işitme, sen duyma aman!
Kolunda birini gördüğüm zaman,
Kalbimde kan değil,zulüm dolanır.

Zümrüt Gözlü Prenses

Nasıl neden nerden girdin hayatıma.
Aşka gülen geçip bir adama.
Bu aşkı yaşattın ya.
Seni seviyorum zümrüt gözlü prensesim.

Belki çok acıdı canım ağrıdı kalbim.
Aktı gözümden yaşlar yandı ciğerim.
Terk edilmekmiş meğer benim de kaderim.
Seni Seviyorum zümrüt gözlü prensesim.

Her an yeniden âşık oldum sevginle yoğruldum.
Hep söylerdim hatırlasana.
Seni kaybetmekten çok korkuyordum.
Kaybettim işte seni
Kendimi kaybettim şimdi garip bir mecnun'um.
Seni özlüyorum zümrüt gözlü prensesim.

Her kavgan güzeldi kötü sözlerin bile güzeldi.
Belki yalanların acıtıyordu ama...
O zümrüt gözlerin onun da üstesinden gelirdi.
Sevgimiz büyüktü hani?
Hani bitmeyi hak etmezdi?
Seni unutamıyorum zümrüt gözlü prensesim.

Bir yeminimiz vardı hani.
Her kavgadan sonra söylenen
Sonra vazgeçtiğin ve bir kenara itilen
Ne yaşarsak yaşayalım.
Ne olursa olsun.
Seni hala çok seviyorum zümrüt gözlü prensesim.

25 Ocak 2008 Cuma

Koşmalar Ağıt

Gönlümde yazdığım bu son ağıta
Nazire yaparak coşan dalgalar !
Hastası olup da geç vakit hekim
Arayanlar gibi koşan dalgalar!

Sizinde elbette var bir sızınız,
Bundan mı geliyor korkunç hızınız?
Benide beraber alır mısınız ?
Kederle kabarıp şişen dalgalar?

Sizile paylaşsak bu korkunç gamı,
Bitmiyor bu sonsuz ecel akşamı.
Bilmem ki bundan mı titriyor gemi?
Ey dalgakıranı aşan dalgalar?

Hey ATSIZ çöküyor eski bir direk.
Baksanda dünyaya titremeyerek,
Hepimiz beraber haykırsak gerek
Ey bela dehrinde pişen dalgalar!..

Koşmalar

Yalnızım,ne kadar aranıp dursam,
Baş ucumda seni bulamıyorum.
Güneşten vazgeçip susuz olsam da
Seninle olmadan olamıyorum.

Şu yollar bilmem ki dağ mı, ova mı?
Gitsem bulur muyum kendi yuvamı?
Kuş!Yolun nereye?Bizim eve mi?
Sen götür,ben haber salamıyorum.

Her gece orda bir yaslanan mı var?
Sessizce kirpiği ıslanan mı var?
Uzaktan bana bir seslenen mi var?
Ne diyor?Sesini alamıyorum.

Acaba yaşlı mı kara gözlerin?
İçimde bir derin yara gözlerin…
Daldı mı uzak bir yere gözlerin?
Görmüyor,bilmiyor,bilemiyorum…

Günleri sayarım,geceler iner,
Beklerim geceyi,yıldızlar söner,
Gizli bir yaram var,durmayıp kanar;
Neresi?Bulup da silemiyorum.

Ulaşsa da sana yolların ucu,
Varmaya yetmiyor Atsız’ın gücü.
İçimde duruken bu kadar acı,
Hala yaşıyorum,ölemiyorum.